Kripto Alan

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Dijital Dünyanın Sessiz Salgını: Dijital Yorgunluk ve Çözüm Yolları

Dijital Dünyanın Sessiz Salgını: Dijital Yorgunluk ve Çözüm Yolları

Kripto Alan Kripto Alan -
40 0
dijital yorgunluk - Dijital Dünyanın Sessiz Salgını: Dijital Yorgunluk ve Çözüm Yolları

Günümüzün hızla değişen dünyasında, sürekli bir koşturmaca ve bilgi akışı içindeyiz. Bu yoğun tempo, beraberinde modern hayatın sessiz salgını olarak adlandırılan dijital yorgunluk sorununu getiriyor. Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, bu durumun artık bir toplum meselesi haline geldiğini belirtiyor.

Modern Yaşamın Getirdiği Kronik Yorgunluk

Dr. Yaşar, sürekli hissedilen yorgunluğun tek başına bir teşhis olmadığını, aksine altında yatan birçok nedenin bir sonucu olduğunu vurguluyor. Depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları ve iş yaşamının getirdiği baskılar bu nedenler arasında sayılıyor. Pandemi sonrası dönemde artan dijital uyaranlara maruz kalma ve modern yaşamın hızı, insan biyolojisinin adapte olmakta zorlandığı bir noktaya ulaştı. Bu durum, ‘çok yorgunum’ serzenişini yaygınlaştırıyor.

Dijital Dünyanın Yarattığı Tükenmişlik Hali

Teknolojinin gelişimiyle birlikte bireylerin sürekli olarak bildirimler, mesajlar ve sosyal medyadaki ‘kusursuz’ görünen hayatlar gibi uyaranlara maruz kaldığını belirten Dr. Yaşar, bu durumun ruh sağlığında dijital yorgunluk veya sosyal medya yorgunluğu olarak adlandırılan yeni bir tabloya yol açtığını ifade ediyor. Sosyal medyada sürekli aktif olma ve ‘geride kalma’ hissi, anksiyete, depresyon, dikkat eksikliği ve genel bir tükenmişlik hissine neden oluyor. Yoğun iş temposu, şehir yaşamı ve dijital uyaranlara maruz kalmak, beyni sürekli yüksek alarmda tutarak kronik strese yol açıyor. Bu durum, vücudun sempatik sinir sistemini sürekli aktif tutarak ‘savaş ya da kaç’ modunda kalmasına neden oluyor.

Bilimsel literatürde ‘teknostres’, ‘Fear of Missing Out (FoMO)’ gibi kavramlar da bu yorgunluk halini açıklamak için kullanılıyor. FoMO ve sosyal medya bağımlılığının artmasıyla birlikte anksiyete, depresyon belirtileri, yorgunluk ve dikkat eksikliğinde de artış gözlemleniyor.

Yorgunlukla Mücadelede Çözüm Yolları

Dr. Yaşar, sürekli yorgunluğun aslında bedenin ve zihnin bir alarm sistemi olduğunu belirtiyor. Bu durumla başa çıkmanın en etkili yollarından biri yaşam ritmini yeniden düzenlemek. Özellikle pandemi sonrası artan ekran süresi ve azalan fiziksel aktivite, gençlerde ve çalışanlarda uyku bozukluğu, anksiyete ve özgüven sorunlarına yol açabiliyor. Bu nedenle ‘dijital hijyen’ ve ‘dijital detoks’ önerileri önem kazanıyor.

Dijital Detoks ve Sınır Koyma

Dijital detoks, zaman yönetimi ve net sınırlar belirlemek, dijital yorgunluk ve tükenmişlik hissine iyi gelebilir. Yatmadan en az bir saat önce ekranlardan uzak durmak, uyku hormonu olan melatonin salgılanmasına yardımcı olur. Belirlenen saatlerde bildirimleri kapatmak, sürekli tetikte olma halini azaltır. Zaman yönetimi sadece görevleri listelemek değil, enerjinin yüksek olduğu saatlerde zorlayıcı bilişsel görevleri yaparak bilişsel tükenmeyi önlemeyi de kapsar. Başkalarının taleplerine veya iş yüküne ‘hayır’ diyebilmek, kişisel zamanı ve enerjiyi koruyarak tükenmişlikten korunmanın en önemli adımlarından biridir.

Dr. Yaşar, zihinsel yorgunlukla mücadelede farkındalık (mindfulness) ve nefes egzersizlerinin de etkili olduğunu vurguluyor. Anı yaşama odaklanmak, zihnin geçmiş kaygıları veya gelecek endişeleri arasında dolaşmasını engeller. Düzenli diyafram nefesi, parasempatik sinir sistemini aktive ederek bedenin dinlenmesine yardımcı olur. Anlam ve amaç katan aktivitelere zaman ayırmak, aile ve arkadaşlarla sosyalleşmek yalnızlık ve tükenmişlik riskini azaltan güçlü faktörlerdir. Kendine karşı nazik olmak ve hatalar karşısında yargılamak yerine destek olmak, mükemmeliyetçilikle mücadelede en etkili yoldur.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir