Kripto Alan

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Asayiş
  4. »
  5. Yıldırım Elektrikli Otomobil Fiyatına Milyonluk Hasar Verdi: Mühendis Hukuk Savaşı Başlattı

Yıldırım Elektrikli Otomobil Fiyatına Milyonluk Hasar Verdi: Mühendis Hukuk Savaşı Başlattı

Kripto Alan Kripto Alan -
36 0
elektrikli otomobil - Yıldırım Elektrikli Otomobil Fiyatına Milyonluk Hasar Verdi: Mühendis Hukuk Savaşı Başlattı

kriptoalan.com.tr olarak, son teknoloji harikası elektrikli otomobil dünyasında yaşanan sıra dışı bir olayı ve sonrasındaki hukuki süreci sizler için derledik. Mayıs ayında Ankara’da meydana gelen olayda, yol kenarındaki bir trafoya düşen yıldırımın sıçrayan enerjisi, milyonluk bir elektrikli otomobilin kullanılamaz hale gelmesine neden oldu. Aracın onarım masrafının yeni bir araç fiyatına yaklaşması ve servislerin sorunu çözememesi üzerine araç sahibi, otomotiv devi markaya karşı hukuki mücadele başlattı.

Yıldırımın Sıçrayan Enerjisi Milyonluk Aracı Kilitledi

Olay, İzmirli Yüksek Ziraat Mühendisi Ersel Şengel ve meslektaşı Dr. Hüseyin Akdemir’in, 2024 model Peugeot 3008 elektrikli otomobil ile Nevşehir’deki bir sempozyuma gitmek üzere yola çıktıkları sırada yaşandı. Ankara girişinde yoğun sağanak yağış altında ilerleyen araç, yol kenarındaki bir trafoya düşen yıldırımın ardından sarsıldı. İlk anda lastiklerin patladığını düşünen Şengel, aracı güvenli bir alana çekti. Ancak araç durduktan kısa bir süre sonra tamamen kilitlendi ve bir daha çalışmadı.

Şengel, aracını yol yardımıyla yetkili servise çektirdiğinde ikinci bir şok yaşadı. Servis yetkililerinin aracın arızasını tespit edemediği iddia edildi. Dahası, olası yedek parça ihtiyacının yurt dışından temin edilmesi gerekeceği ve bunun maliyetinin aracın kendi fiyatına yaklaştığı belirtildi. En çarpıcı nokta ise, bu yüksek maliyetli parçalar gelse dahi aracın tamir edileceğine dair kesin bir garanti verilmemesiydi.

Teknoloji Harikası Bilmeceye Döndü: Hukuki Süreç Başladı

Yaşanan bu çıkmaza karşı sessiz kalmayan Ersel Şengel, avukatı aracılığıyla otomotiv devi markaya karşı suç duyurusunda bulundu. Şengel, yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: “Yağmurlu ve gök gürültülü bir havaydı. Yan tarafta bulunan trafoya yıldırım düştü. Ya oradan seken ya da bilemiyorum, bir saniyenin bile altında bir anda bizim aracımıza da isabet etti. Araç birden kendini kilitledi.”

Şengel, yetkili servisin arızayı tespit edemediğini ve yedek parça taleplerinin makul olmadığını vurgulayarak, “Bu parçaların bozuk olup olmadığına dair kendilerinin de bir fikri yoktu. Halbuki yurt dışından bu araçları getiriyorlarsa, yedek parçaları bulundurmak, teknik personeli ve servis ekiplerini bu konuda yetiştirmekle mükellefler.” dedi.

Aracın üretici firma garantisi altında olduğunu belirten Şengel, “Üretici firma garantisinde olan bir üründe hangi parçanın arızalı olduğunu tespit etmek ve yedeklerini bulundurmak zorundalar. Biz de bu gerekçelerle dava açtık. Aracı ocak ayı sonunda teslim aldık, sadece 2,5-3 ay kullandık. Mayıs ayının başında da bu olay başımıza geldi. Araç şu an Ankara’da serviste. Aracı kullanamıyoruz. Buna rağmen taksitlerini hala ödüyoruz.” diye ekledi.

Olay Anındaki Korku Dolu Anlar

Aracın sürücüsü Dr. Hüseyin Akdemir de yaşadıkları dehşeti anlattı. Ankara girişinde yavaş seyir halindeyken yıldırımın düştüğünü belirten Akdemir, “Gök gürültüsüyle birlikte yıldırımın düştüğünü gözlerimle gördüm. O düşen yıldırım bizim aracın etrafında döndü. Ersel’e ’yıldırım düştü’ diye bağırdım. Yıldırımın elektrik akımı geçince sanki arabanın tekerlekleri patladı zannettim. Araba tak tak tak diye ses çıkardı. O an ’öleceğiz’ diye düşündüm.” dedi.

Akdemir, araçtan hemen inmenin hayati tehlike taşıdığını öğrendiğini belirterek, “Elektrik mühendisleriyle, otomotivcilerle görüştüm. Eğer anında inseydik elektriği tamamlayacağımızı ve kül olacağımızı, cam açık olsaydı yıldırımın camdan içeri girip bizi öldürebileceğini söylediler.” şeklinde konuştu.

Araçtan inip incelediklerinde lastiklerin sağlam olduğunu ancak aracın çalışmadığını ve bagaj kısmında yanık izleri olduğunu gördüklerini aktaran Akdemir, “Arka bagajın olduğu yerde oksijen kanalı yakılmış gibi görüntüler vardı. Sanki bıçakla kesilmiş gibiydi. Çok büyük bir badire atlattık.” ifadelerini kullandı.

Faraday Kafesi ve Teknik Eksiklik İddiaları

Dr. Akdemir, aracın bu denli etkilenmesinde Faraday kafesinin yetersiz kaldığını düşündüğünü belirtti. Bilimsel görüşmeler yaptığını ve bu konuda teknik bir arıza veya eksiklik olduğuna inandığını söyleyen Akdemir, “Önümüzde ve arkamızda araçlar vardı, onlara hiçbir şey olmadı. Bizi aracımız korumadı. Bu aracı alıp Fransa’ya götürmeleri lazım. Eğitim amaçlı incelenmeli, ’acaba ne oluyor’ diye bakılmalı. Çünkü böyle bir görüntüye daha önce hiç rastlanmadı.” dedi.

Bu olay, gelişmiş teknolojilere sahip elektrikli otomobil modellerinin beklenmedik çevresel etkilere karşı ne kadar hassas olabileceğini ve üreticilerin satış sonrası destek ve arıza tespit konusundaki sorumluluklarını bir kez daha gündeme getirdi. Kriptoalan.com.tr olarak gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğiz.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir